Sardunya en sevdiğim balkon çiçeğidir....yıllardır... Solucan gübresi üretimine ve doğal tarıma başlamadan çok öncelerden itibaren hep balkonumu süslemişlerdir.... tabii o zamanlarki bakımım budamak ve sezon başlarında topraklarını havalandırmaktan ibaretti... Şimdilerdeyse solucan gübresi ve çayı gerekirse sarımsak ve ısırgan çayı....
Hangi balkonda bir sardunya varsa benim gözler oraya bir bakar... Şimdilerde gördüklerim ise yeşilliğinden ziyade kocaman kocaman onlarca çiçek açmış sardunyalar... bolca estetik yapılmış, kendi kimliklerinden uzaklaşmış yüzler gibi iticiler ne yazık ki:( Veriyorsun kimyasal "çiçek çoşturucusu" nu, o da sana bol bol çiçek veriyor... halbuki çiçek bir bitki, dahası bir canlı... Onun da iyi ve kötü olduğu, hastalandığı, şenlendiği, küstüğü, sarardığı, çiçeklenmesinin durduğu günler var... Ama çoşturucu sayesinde tam gaz çiçekte sardunya... Dilinden hiç bir şey anlamadan. Herşey yolunda, güzel.... hatta şöyle düşünülüyor, kimyasal kullansak da "nasıl olsa çiçek, yemiyoruz ki!." Halbuki alttan alta bu bir hayata bakış açısının yansımasıdır... bir şeyi olduğu gibi değil de bizim istediğimiz gibi olunca kabul edebilme meselesi.
Buradan hareketle şu sonuca varıyorum: Ya çiftçilerin sardunyaları da yetiştirdiği sebzeler&meyvelerse?!!!! üstelik onlar bir de bu sardunyalarından para kazanmak için yoğun emek harcıyorlarsa.... Bir de satmak için yetiştirdiklerini kendileri yemiyor, kendileri için başka bahçelerde üretim yapıyorlarsa... (ki bunları hem medyadan hem kulaktan biliyoruz.)
Çiçeklerini sırf görsellik veya hobi için yetiştirenler bile "doğal" a prim vermezken o halde çiftçiler neden daha çok ürün (sözde) veren kimyasal gübre ve ilaç kullanmasın ki?
Dedim ya... Bu bir bakış açısı. küçük bir düşünceyle&hareketle bir damla olarak doğar ve çoğalarak okyanuslara dönüşebilir.... iş ki herkes bir damla hareket etsin...
Siz çiçekçiye gittiğinizde kimyasalı reddederseniz, yediklerinizin üretim şekliyle ilgilenmeye başlarsanız damlalar çoğalır...
Üç yıldır yaptığım işlerin ve görüş paylaşımlarımın (Doğal Ana) her birinin doğala hizmet eden küçücük birer damlalar olduğunu umutla biliyorum.....
İyi pazarlar:)





