Ciftcilikte ikinci yilimda, yeni sezonun acilisini bugun yaptik annemle. Brandadan Dogal Ana , %100 Dogal Uretim yazan afisimizi hemen tarlanin citlerine asip, masura(sira) aralarindaki epeyce buyumus otlari el capasiyla yerlerinden sokneye basladik.
Annemle birlikte, "yabani otlari" capalarken, bir yandan da "bu otlari kazarak, doganin dengesini bozuyorum, sirf cileklerime zarar veren boceklere konukculuk yapiyor diye onlari kesiyorum.
Hem kokleri sayesinde topragimi havalandiriyor ama bu sefer de kokleri de toprakaltindaki " zararli boceklere" besin oluyor. Zararli bocek diye otekilestirdiklerimizin dogaya nasil olumlu katkisi oldugunu bilmeden otekilestirmek ne de kolay diyorum. Diger taraftan da topraktaki besini cileklerimle paylasir diye git geller yasarken yoldan gecen bir genc seslenerek "pardon! Bir oneride bulunabilir miyim?" Diyor.
-elbette, buyrun.
-siz o otlari oyle emek harcayarak keseceginize ot ilaci atsaniza?
-!!!??? Peki... N'apiyor bu ot ilaci? Yani zarari yok mu?
-Hayir yok. Atarken biraz korunun, agziniza maske takin. Siz boyle capalamaya devam ederseniz, tarlanin sonuna geldiginizde bastakiler tekrar uzar.
-peki ben o ot ilacini attigimda; topragimdaki canli mikroorganizmalar olecek, yeralti sulari zehirlenecek ve otun hemen yaninda bulunan meyvelerime zehir bulasacak?
-yook zehirli degil.
-!! biz burda, dogaya saygili, dogal uretim yapiyoruz.
-peki hic gubre atmiyor musunuz? Potasyum fosfor falan?
-hayir efendim, biz sadece solucan gubresiyle besliyoruz topragimizi ve cilegimizi.
Artik sohbetin gidisatina dur demek icin aldim elime capayi. Soke oldum... Ben, capalamayla doganin dengesini bozuyorum, bu otlarla birlikte yasama alternatifleri dusunurken, o genc bana tarimda hem ureticiler hem de son tuketiciler olarak bilinclenmemiz gereken cooookkkk yol oldugunu hatirlatiyor.